Bu Blogda Ara

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Gurme Akademi Davetiyle Anadolu Kayseri Mutfağında Lezzet Dolu bir Etkinlik

Geçtiğimiz günlerde çok sevdiğim yemek bloglarından olan Gurme Akademinin 2. yaşgününü kutlamak üzere biraradaydık. Gurme Akademinin zarif davetiyle Libya Caddesinde yer alan Anadolu Kayseri Mutfağında blogger arkadaşlarla buluştuk. 


Mekanın isminden de anlaşılacağı üzere o gün Kayseri ilimizin ikonikleşmiş lezzetlerinden tattık. Mantı, etli yaprak sarma ve yağlamadan oluşan tabaklarımızın soslu sunumu da oldukça şıktı. Tattığımız her şey nefisti. 


Yemeğin üzerine çaylarımızı yudumlarken ağzımızı tatlandıran cevizli baklava da oldukça hafif ve lezzetliydi. Ben normalde pek baklava insanı değilimdir; ancak Anadolu Kayseri Mutfağının baklavası da benden yüksek puan aldı. 


Geldik bir başka güzelliğe... Özellikle biz Kozmetik bloggerlarının vazgeçilmezi, çılgın makyaj çekmecelerimizden taşanları derleyip toparlayacı, çok sevdiğimiz organizer/ düzenleyici markası Vpleksi Home'un zarif hediyelerine... Kura sonucu turuncu renkte olan Vpleksi Home organizer benimle birlikte eve geldi. İçini rengarenk makyaj malzemelerimle doldurmak için sabırsızlanıyorum! 



Bu güzel davet için sevgili Gurme Akademi'ye, birbirinden lezzetli yemekleri ve ev sahipliği için Anadolu Kayseri Mutfağına ve harika hediyeleri için Vpleksi Home'a bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Nice nice mutlu yaşlara sevgili Gurme Akademi, iyi ki varsınız! 

Sevgiler. 


18 Temmuz 2017 Salı

Kiko Milano Smart Colour Eyeshadow 12 Metallic Rosy Sand Far




Merhabalar,

Bugünkü konuğum taaa şuradaki Kiko Milano Ankara mağazasındaki ilk alışverişimde öngösterimini yaptığım şahane bir tekli far. Kiko'daki ilk alışverişimde elimde swatchlayıp çok çok beğendiğim 12 numaralı Metallic Rosy Sand isimli farı daha da yakından incelemek üzere imleci aşağıya doğru sürükleyiniz! 

Panın içinde 1.8 gramlık far bulunmakta. Sade bir dış ambalajı var. 



Kiko Milano Smart Colour Eyeshadow 12 Metallic Rosy Sand günlük makyajlara çok yakışan bir renk. Özellikle yaz makyajı moduna geçtiğim şu günlerde sıklıkla kullandığım bir far. Geçtiğimiz günlerde burada incelediğim Bobbi Brown Red rujla bu farı kombinlemeyi çok seviyorum. Hafif göz makyajı ve capcanlı dudak makyajı yaptığım şu sıcak yaz günlerinde vazgeçilmezim oldular resmen! 

Kiko Milano Smart Colour Eyeshadow 12 Metallic Rosy Sand farı far bazlı ve far bazsız olarak test ettim. Far bazsız olarak kullandığımda rengini tam vermediğini gözlemledim; ancak asla 6-7 saat sonra bile rengi solmadı. Tabii bu durumda benim göz kapaklarımın yağlı olmaması da etkili. Ancak far bazı ile uyguladığımda rengi mükemmel oturdu, tüm ışıltıları belirginleşti. Ben daha çok altına ışıltılı bir kalem far ile uygulamayı tercih ettim, çünkü bu sayede bangır bangır bağırmayan ancak çok kararında bir ışıltı sağlayan göz makyajı uygulaması elde ettim. 



Pigmentasyonu çok iyi olan Kiko Milano Smart Colour Eyeshadow 12 Metallic Rosy Sand farın hafif  tozutma sorunu ve göz altlarına biraz dökülme problemi var. O nedenle göz makyajımı yaptıktan sonra göz altlarımı aydınlatmadan önce mutlaka dökülen partikülleri temizleyip kapatıcılık o şekilde uyguluyorum. Kiko Milano Smart Colour Eyeshadow 12 Metallic Rosy Sand farın güncel fiyatını bilmemekle birlikte şu anda Kikodaki indirim dolayısıyla avantajlı olarak satın alabileceğinizi düşünüyorum. Tüm bu yukarıdaki yorumlarım ışığında Kiko Milano Smart Colour Eyeshadow 12 Metallic Rosy Sand farı çok beğendiğimi ve fiyat-performans bakımından da oldukça başarılı bulduğumu belirtmek isterim. 





Sevgiler. 

9 Temmuz 2017 Pazar

Flormar Extreme Lip Lacquer 07 Flower Power Likit Ruj


Herkese selamlar, 

Yaz makyajına çok yakışan capcanlı ve de uygun fiyatlı bir likit ruj bugünkü konuğum. Flormar Extreme Lip Lacquer 07 Flower Power likit ruj bahar aylarından beri çok severek kullandığım bir dudak ürünü oldu. Dilerseniz detaylara geçelim. 


Dış ambalajındaki Rose gold renkteki kapak detayının çok hoşuma gittiğini belirterek sözlerime başlamak istiyorum. Tüpün üzerine yapıştırılmış mini etikette ise üretim tarihi, rujun ismi ve numarası, 4.5 ml'lik gramajı ve de açıldıktan sonra 18 ay içinde tüketilmesi gerektiğine ilişkin künye bilgileri yer almakta. 


Süngerli aplikatörü sayesinde ruju dudağa düzgünce uygulamak oldukça kolay. Opaklığı şahane. Tek seferde mükemmel rengi elde etmek mümkün; çünkü pigmentasyonu çok başarılı. Parlak bitişli. 


İçinde hafif turuncumsuluk barındıran kırmızı rengi ile yaz makyajlarımda çok severek kullanıyorum. Kalıcılığı da çok iyi. Bir şeyler yiyip içtiğinizde rengi homojen biçimde siliniyor ve parlaklığı azalarak daha mat bir görünüme kavuşuyor. Yağ bazlı bir dudak makyaj temizleyicisiyle arındırılabiliyor. 


Tişörtümle de çok uyumlu olmuş, değil mi? :)


Bu likit ruj Flormar Online'dan yaptığım bir alışverişte o zamanki kampanya uyarınca hediye olarak sepetime eklenmişti. Ancak halen zaman zaman bu rengi ve bu Extreme Lip Lacquer serisinin diğer renklerini Flormar mağazalarında veya Flormar Online mağazada görüyorum. Sizler de bakabilirsiniz. Formülünü çok çok beğendiğimden ben de diğer renklerine mutlaka bakacağım.

Sevgiler.

Out of Stock June 2017


Herkese merhabalar,

En sevdiğim ay olan Haziran'da bitirdiğim ürünler bugünkü postun konusu. Gene kategoriler halinde değerlendireceğim. Biten ve/veya bozulan ürünler hakkında daha fazla detay için imleci aşağıya doğru sürüklemeye başlayınız! 



Favoriler: 

1. BioTrue Lens Solüsyonu: Hemen hemen her ay bitenler postlarının demirbaşı. Ben göz doktorumun onayıyla severek kullanıyorum. Ancak elbette ki sağlıkla alakalı bir ürün olduğundan sizlere önerip önermemem söz konusu değil. Lens kullanıcısıysanız dilerseniz sizler de doktorunuza danışabilirsiniz.

2. Bioderma Sensibio H2O: Geldik bir demirbaşa. En en en sevdiğim misel su. Evdeki stokları bitince canım sıkılıyor, o derece. Her daim bittikçe aldığım ve de alacağım bir makyaj temizleme suyu kendisi. 

3. Sephora Makyaj Temizleme Pamukları: Bitenler postlarımı yakınen takip edenler bu boş paketleri görmekten bıkmış olabilirler;) Hakkındaki detaylı görüşlerim için şuraya tıklayınız. 

4. Loreal Mucizevi Yağ Cilt Güzelleştirici Gece Kremi: Loreal'in Mucizevi Yağ Cilt Güzelleştirici serisinin gündüz kremini ve gece maskesini severek kullanan birisi olarak şurada ve burada değerlendirme yazılarını yazmıştım. Aynı serinin Gece Kremi versiyonunu da severek kullandım. En kısa zamanda yenisini alacağım. 


Bozulanlar: 

5 & 6. Konad Siyah ve Beyaz ojeler: Çekmece temizliği yaptığım sırada yaklaşık 4-5 sene önce satın aldığım Konad ojelerimin bozulduğunu fark ettim. Bu özel ojeler Konad diskleri ile desen yapıp harika Nail artlara sahip olmak için kullanılıyor. Yeniden almam gerekiyor, ancak Online satışta bulamadım. Nereden alabileceğimi bilen varsa yorum olarak yazarsa sevinirim. 

7. Chanel 159 Fire Oje: Bu Harika kırmızı ojeyi 4 sene önce filan Belçika'daki bir parfümeriden (ICI Paris idi, sanırım) güzel bir indirimle satın almıştım. Çok severek uzun süre kullanıp yarısından fazlasını bitirdim. Ancak geçen gün sürmeye kalkıştığımda yapısının değişmeye, kıvamının ağdalaşmaya başladığını fark ettim. Gene yurtdışında bir indirim yakalarsam alırım; çünkü banko kırmızılardan biriydi. Üstelik kuruma hızı, uygulama pratikliği vs ile de çok beğendiğim bir ojeydi. 

8. Estee Lauder Magnificent Mauve Lipgloss: Bu boydaki Estee Lauder Magnificent Mauve Lipgloss'tan daha önce de bir tane bitirmiştim. Çok sevdiğim bir renk, üstelik Estee Lauder'ın mis kokulu glosslarını severek kullanıyorum. Dibinde çok az kalmıştı, kokusunun değiştiğini fark edince elden çıkarmaya karar verdim. Neyse ki elimden aynı renkte bir tane daha var, kendisini kullanıma açtım bile! 

9. Urban Decay Razor Sharp Liquid Eyeliner Fireball Likit Eyeliner: Hatırlarsanız şurada Urban Decay Heat paleti alışverişimi paylaşmıştım. O yazımda Online alışveriş sırasında sepete hediye olarak eklediğim Urban Decay Razor Sharp Liquid Eyeliner Fireball'un kuru biçimde geldiğini söylemiştim. İşte kendisi o! Yeri gelmişken o yazımda da belirttiğim gibi Urban Decay müşteri hizmetleri ile konuya ilişkin iletişime geçip bu tester yerine yepyeni iki tester gönderdiklerini söylemiştim. Kendilerine bir kez daha ilgileri ve müşteri memnuniyetini maksimumda tuttukları için teşekkür ediyorum. 


Yeni Keşfedilenler: 

10. Durance Moisturizing Perfume Body Lotion Cashmere Flower Vücut Losyonu: Şurada sözünü ettiğim ilkbahar parfümleri lansmanında Durance tarafından nazikçe denememiz için hediye edilmişti. Çok severek kullandığım, nemlendirmesi muhteşem, cilt tarafından emilimi aşırı hızlı ve kokusu hoş olan bir vücut losyonuydu. Kıyafetlerimde asla leke oluşturmadı. Yeniden ancak bu sefer farklı bir kokuda olanını satın alacağım. 

11. Cashmere Luxury Hand Cream El Kremi: Bu el kremi sevgili arkadaşım Başak'ın yılbaşı hediye kutusunun içinden çıkmıştı. Emilimi oldukça hızlı, nemlendirmesi kararında ve kokusu güzel bir el kremiydi. Severek kullandığım bir bakım ürünü oldu. Başak kuzuma tekrardan teşekkür ediyorum. 

12. Genosys Multi Sun Cream Güneş Kremi: İnce yapılı, cilt tarafından anında emilen, mis kokulu, beyaz leke bırakmayan, kıvamı hafif ama SPF 40 olması itibariyle koruması çok başarılı olan bir güneş kremiydi. Mini boyundan o kadar memnun kaldım ki tam boyunu bulduğum an alacağım. 

13. Loreal Cushion Fondöten 01 Porcelain: Drugstore klasmanında açık ara en favori ten ürünüm. Değerlendirmesini Gratis'in Güzel Bak Kendine isiminli blogunda yazmıştım. Dilersiniz buradan okuyabilirsiniz. 


En sevdiğim ay olan Haziran'ımı da böylelikle uğurlamış olduk. Nice Haziranlara, yazlara, kutlu günlere erişmek dileğiyle...

Sevgiler.

7 Temmuz 2017 Cuma

Becca Opal Aydınlatıcı


Herkese merhaba,

Doğum günü alışveriş yazımda öngösterimini yaptığım (hatırlamak için tıklayınız) Becca'nın kompakt ve likit Opal aydınlatıcılarından oluşan setin ilk üyesi bugünkü konuğum. Makyaj malzemeleri arasında son yıllarda yükselişe geçen aydınlatıcıların şahını üreten Becca markası bildiğiniz üzere kısa süre önce ülkemizde Sephoralar aracılığıyla satılmaya başlandı. Ben de ilk defa bu mini set sayesinde hem marka ile hem de pek bir meşhur olan aydınlatıcılarıyla tanışma fırsatı buldum. 



Becca Opal kompakt aydınlatıcı minik ambalajında oldukça sevimli, seyahatlerde hooop çantaya atmalık ve gayet pratik gözüküyor. Panın içinde 2,4 gramlık ürün bulunuyor. Altın tonlu şampanya rengi olarak tanımlanıyor. Oldukça yumuşak yapıda olduğunu belirtmeliyim. Bu nedenle tozutuyor. Ürün oldukça pigmentli. 


Bu aydınlatıcıyı fan fırça ile uygulamayı seviyorum. Opal benim ten rengime biraz koyu kaçtığından hafif elle uygulamaya dikkat ediyorum. İlk denemelerimde fırçaya fazla ürün aldığımda rengi epey bir koyu kaldığından çok az miktarda sürmeye azami gayret ediyorum. 


Hafifçe uyguladığımda cildime sağladığı sağlıklı ve aydınlık görünüm çok hoşuma gidiyor. 




Swatchlarında da görüldüğü üzere yaldır yaldır parlayan bir aydınlatıcı Becca Opal. Markayla ve ürünle tanışmak için çok güzel bir deneme seti olmuş benimkisi. Umarım ilerleyen günlerde başka aydınlatıcılarının da (mesela Champagne Pop) böyle mini kitlerini çıkarırlar da bizler de deneme fırsatı buluruz.

Sevgiler.


29 Haziran 2017 Perşembe

NOTD: Hello Kitty by OPI Milk Bottle


Herkese selamlar,

Mini minicik ve çok sevimli bir postla karşınızdayım. OPI markasının Hello Kitty ile işbirliğinden ortaya çıkan koleksiyonun mini boylarından oluşan bu seti annem bana geçen sene Paris Sephora'dan satın almıştı. Bugün bu tatlı ojelerden Milk Bottle isimli süt beyazı oje blogumdaki konuğum. 


Bu oje çok hızlı kuruyor. Tek katta elbette ki renginden ötürü yeterince opak değil. O nedenle mutlaka ikinci ve hatta üçüncü katı da uygulamak gerekiyor. Görselde iki kat uygulanmış halini görmektesiniz. Tırnakları tertemiz gösteriyor. Yaz ayları boyunca sık sık kullanacağım ve belki de yaz sonunda bitenler arasında kendine yer bulacak bir oje alacak Hello Kitty by OPI Milk Bottle :) İki senedir doğum günümde de tercihim bu oje oldu. Hatta bir  sene Ramazan bayramının ilk iki gününde de. O denli özel bir oje yani benim için. 


Beyazın yanına en çok SİYAH yakışır, değil mi? Çünkü #şampiyONBEŞiktaş ! 


Sevgiler! 

Başakımın Flormar Tropical Splash Koleksiyonundan Benim İçin Seçtiği Doğum Günü Hediyeleri


Doğum günleri benim açımdan bir nevi hesap kitap defterlerini karıştırma vakitleri... Veya başka bir deyişle, geçen yıldan bugüne dek uzanan zaman diliminde neler yaşadım, hayatıma kimleri dahil ettim, enerjimi düşüren/beni mutsuz ya da huzursuz eden/şu veya bu şekilde canımı sıkan hangi gereksizleri hayatımdan çıkarıp veyahut silip attım, ne gibi anılar biriktirdim, tüm bu toplama-çıkarma işlemlerimden hanemde kar olarak ne kaldı ve türevi sorularının cevaplarını bulma fırsatı... Hayattaki en önemli değerlerden birisinin "güzel insanlar biriktirmek" olduğunu yeniden idrak etme ve bu gerçeklikle mutlu olma hali... 

Geçen hafta sevgili arkadaşım, sizlerin de çok iyi tanıdığı blogger dostum Başak'tan (yani @larcencielblog'dan) tam da onun zarafetine yakışır bir kargo aldım. Heyecanla paketi açtığımda Flormar'ın yepyeni koleksiyonlarından olan Tropical Splash'tan tam da satın almayı düşündüğüm (nokta atışı, çünkü kardeşlique ;) ) iki ürününü görünce havalara uçtum! İnsanın zevklerinin uyuştuğu, hayata dair pek çok şeyin yanı sıra kozmetik tutkusunu da paylaştığı dostları olması gerçekten büyük bir nimet. Başakçığıma burada bir de sizlerin nezdinde teşekkür etmek istiyorum. 


Başak kuzumun benim için seçtiği Flormar Tropical Splash koleksiyonu ürünlerine yakından bakacak olursak ilki Amazon Rosewood isimli ruj. Ben bu ruju bir süre önce Flormar mağazasında swatchlayıp çok beğenmiştim. Ancak evdeki on yüz milyon ruju düşünüp almaktan son anda kendimi vazgeçirmeyi başardım! Ancak akacak kan damarda durmaz hesabı , benim olacak ruj da ne yapar eder bir yolunu bulup bana ulaşır, değil mi ama? ;) 


Ve gene Flormar mağazasından alışveriş yapmaksızın ayrıldığım o gün Tropical Splash koleksiyonunu incelerken radarıma yakalanan Pinky Peach isimli bu muhteşem far! Bu iki ürünü de deneyimleyip görüşlerimi blogumda sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum! 


Girizgahta da sözünü ettiğim üzere doğum günü ayım olan Haziran şükürler olsun ki sahip olduğum dostulukların değerinin bir kez daha altını çizdi. Sevgili Başak dostuma da paylaştığımız güzel günler, dostluğumuz ve birbirimize olan daim desteğimiz için çok çok teşekkür ediyorum. 

Sevgiler. 

Bobbi Brown Lip Color 10 Red Ruj


Herkese selamlar, 

Havalar iyiden iyiye ısındığına ve güneş artık (en sonunda!) bizleri ısıttığına göre makyaj rutinlerimizde de değişikliklere gitme vakti! Modadaki "Less is more " yani "az olan aslında çoktur" akımındaki prensibi makyaj alışkanlıklarımıza yansıtmak için harika bir mevsim yaz. Bu girizgahtan da anlaşıldığı üzere mümkün mertebe hafif makyaj taraftarıyım bu sıcaklarda. Fondötenlerimi sonbaharda yeniden buluşmak sözü ile çekmecemin gerilerine yerleştirdim. Ten makyajında BB krem en yakın arkadaşım. Ona ek olarak da hafif tutulmuş göz makyajı, bronza çalan belirginleştirilmiş yanaklar ve capcanlı dudak makyajın sıklıkla tercih ediyorum. 

 Bugün tam da yukarıda bahsettiğim makyajın vazgeçilmez bir ürününden söz edeceğim. Canlı, kıpkırmızı bir ruju ağırlayacağım. 2-3 ay önce Bobbi Brown Online'dan yaptığım bir alışverişte sepete eklenen Bobbi Brown'un 10 numaralı Red isimli ruju çok severek kullanıyorum. 




Dış ambalajının şıklığı göz kamaştırıyor. Siyah ve altın rengi uyumunu çok seven birisi olarak Bobbi Brown ürünlerinin dizaynını çok çok beğeniyorum! 




İsminin tam anlamıyla hakkını veren 10 numara bir kırmızı gerçekten;) Ateş kırmızısı olarak tanı almak mümkün. Pigmentasyonu müthiş! Opaklığı Harika. Kalıcılığı da oldukça iyi. Yalnız dudakları biraz kurutuyor. Bu durumun benim kupkuru dudaklarımdan kaynaklandığını düşünmekteyim. Onun için altına Lip balm uygulayıp dudaklarımı nemlendiriyor, ardından peçete ile Lip balmın kalanını alıp Bobbi Brown Red ruju uyguluyorum. Parlak bitişli olduğundan bir anda yüzüme canlılık katıyor. Çok yumuşak değil; ama kesinlikle sert de değil. Kremsi yapıda olduğundan sürmek çok kolay. 




Altına benzer tonda bir dudak kalemi sürdüğümde kalıcılığı da artıyor, elbette. Ancak tek başına sürdüğümde de kalıcılık anlamında beni yarı yolda bırakmıyor. 




Kısacası yaz boyunca nude tonlu hafif göz makyajlarıma eşlik edecek şahane bir ruj. İyi ki Online alışverişimle birlikte hediye edilmiş de ben de deneyimleme fırsatı bulmuşum! Hadi, o halde hep birlikte bir kez daha yüksek sesle: Yaşasın Online Alışveriş! 

Sevgiler. 

20 Haziran 2017 Salı

Urban Decay Heat Palet Alışverişi ve Palete İlişkin İlk İzlenimlerim



Bir önceki postta da gördüğünüz üzere doğum günü ayım olan Haziran'dan aldığım yetkiye dayanarak alışveriş işini abarttığım doğru. Ancak Urban Decay Cosmetics öyle benlik bir paleti piyasaya sürdü ki... What can I do sometimes, yani di mi? ;)



Ben mail kutuma ön sipariş bilgisi düşer düşmez Urban Decayin internet sitesinden sipariş ettim. 3 gün içinde elimdeydi. Burada bir not da düşmek istiyorum. İnternet sitesinden yaptığım alışveriş ile deneme boyu ürün olarak Razor Sharp Liquid Eyeliner'ların Fireball rengini seçerek sepete eklemiştim. Ancak deneme boyu olarak gelen Razor Sharp Liquid Eyeliner Fireball kupkuru bir yapıda yani kullanılamaz haldeydi. Ben de derhal firma ile iletişime geçtim. Bu sorunla ilgilenip bana yepyeni deneme boyu ürünler gönderdiler. İlgili tavırları ve yardımcı tutumlarıyla benden kocaman bir artı daha aldı Urban Decay Türkiye ekibi <3 Instagram Storylerimde bu olumlu deneyime yer vermiştim. Bir kez daha da buradan teşekkür ediyorum. 


Urban Decay Heat palet resmen yakıyor!  Alan memnun, henüz almayan bin pişman. Paletin içinde sıcacık renkler var. Açıktan koyuya doğru geçişli 12 fardan oluşuyor. Sonbahara da çok uygun bir palet; ancak görünüşe bakılırsa sıcak yaz günlerinde de vazgeçilmezim olacak! Paletin içinde sevmediğim veya kullanmam diyeceğim tek bir renk dahi yok. Tonların dizilimini çok çok beğendim. Dış ambalajı çok şık ve zarif. Paletin yuvası olan karton ambalaja da bayıldım. Hele paletin oturduğu o en alt katmandaki yanmış kibrit çöpleri detayı yok mu! 


Paletin resimlerini çekmemin ardından derhal deneme sürüşüne aldım. İlk intiba olarak birkaç yorumumu sıralayacağım. Bir kere farların yapısı yumuşacık. Pigmentasyonları çok çok iyi. Öyle ki fırçayı değdirdiğiniz an rengi homojen bir biçimde alabiliyorsunuz. Tozutma sorunu var. O yüzden fırçayı far yüzeyinde çok sürüklememek gerekiyor. Hafifçe dokundurmakta fayda var. 


En en en favorim ise bu Lumbre ile başlayıp Scorched ile biten dörtlü. Bir gün kendi adıma bir Quad çıkarsam tonları kesinlikle bu dörtlüden farklı olmaz.  ;) 


Farların birbiriyle uyumu çok güzel, karıştırılarak kullanıldığında da iç içe geçiyorlar. İyi bir far bazıyla oldukça uzun bir süre göz kapağınızda kımıldamadan duruyorlar. 



Kısacası Urban Decay Heat Palet'le ilgili  ilk izlenimlerim çok çok olumlu. Paleti bir süre daha kullandıktan sonra detaylı yorumlarımı içeren uzun soluklu bir inceleme yazısı yazmayı düşünüyorum. 

Şimdiden herkese iyi Bayramlar. 

Sevgiler! 


Doğum Günü Kozmetik Alışverişleri



Herkese selamlar, 

Doğum günüm olan 8 Haziran 'ın şerefine yaptığım Kozmetik alışverişleri bugünkü postun konusu. Gelin kısaca aldıklarıma ve hediyelerime göz atalım!

İlk olarak Bobbi Brown Online'dan yaptığım alışveriş ile başlayalım. Tam bir "çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane" konseptli bir alışveriş... Ben sadece en ortada yer alan Nude Finish Tinted Moisturizer isimli renkli nemlendiriciyi satın aldım. Geri kalanı, alışveriş yaptığım günkü kampanyalar ve eklediğim kod ile sepetime dolanlar... Yakında bu renkli nemlendirici incelemesi blogumda yer alacak. 


Son günlerde Instagramı kasıp kavuran Urban Decay Heat Palet Doğum günümden birkaç gün sonra piyasaya sürüldüğünden almasam olmazdı! Renkleri sanki benim için özel olarak "customized " biçimde tasarlanmış ve Heat paletin içine yerleştirilmiş, o derece ;) Takipte kalın, çok kısa süre sonra ilk izlenimlerimi yayına açacağım. 


Yves Rocher kart sahiplerine Doğum günlerinde aldıkları bir ürün karşılığında tercih edecekleri ikinci ürün hediye ediliyor. Ben de ne zamandır aklımda olan Orange Cosmos farı satın aldım. Hediye olarak da Yves Rocherın Jumbo göz kalemi olarak geçen kalem farlarından Akçaağaç olanını seçtim. Gene Yves Rocher kartın Doğum günlerine özel olarak tanımladığı özel duş jeli hediyemi de aldım. 


Ve geldik alışverişimin en ışıltılı parçasına. Kısa süre önce ülkemizde Sephoralarda satılmaya başlayan Becca markasının bu setini bulduğum an satın aldım. Daha önceden Becca'nın hiçbir ürününü kullanmamış birisi olarak bir likit öteki kompakt Opal renkli aydınlatıcılardan oluşan bu ikili seti kaçırmak istemedim. Markayla tanışmak için biçilmiş kaftan adeta! 



Bir Makeup Junkie'nin Doğum günü itirafları içerikli yazısının sonuna geldik. 

Sevgiler. 


16 Haziran 2017 Cuma

Ya Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?



Uzunca bir süredir kozmetik ve yaşam blogları gerek bloglarında gerek sosyal medya hesaplarında bazı şikayetler ve sitemler görüyorsunuz. Bizler yani blog yazarları istedik ki bu durumu tek bir yazıda toplayalım, sorunu ve kaynağını anlatalım.

Öncelikle belirtelim; bizler marka gönderisinden çok kendi aldıklarımızı bloglarında yazan blog yazarlarıyız. Yani bu yazıyı yazma cesaretini gösteriyorsak ki bu nokta çok önemli, blogumuz biz istediğimiz için var ve var olacak!

Uzun bir süre aktif blog yazarları olarak olayları uzaktan izledik. Blog yazmayı kolay zannedenler ticari veya en azından çıkar amaçlı blog açıyorlar. Hatta blog demeyelim, instagram hesabı açıyorlar ve kendilerine blogger diyorlar. Üzerine son zamanların en moda hadisesi takipçi satın alıyorlar. Bir bakıyorsunuz 2 aylık bir instagram hesabı 40 bin takipçiye ulaşmış. Çözünürlüğü iyi fotoğraflar, hatta bazen yabancı bloggerlardan aldıkları fotoğraflar ile “dostlar iş başında görsün” mantığı ile paylaşım yapıyorlar. Ardından markalara yazmaya başlıyorlar, tanıtmak için ürün istiyorlar. Zaten instagram hesaplarını açar açmaz profillerine ekledikleri bir not var: “Reklam ve iş birlikleri için DM” Yani amaç baştan belli sizce de öyle değil mi? Ve bazıları blog nedir, blog nasıl yazılır haberi yok. İçlerinde instagramın gerçekten blog olduğuna inananlar var biliyor musunuz?.

Bu şekilde bir yol izleyerek hem gerçek blog yazarlarının emeğini hiçe saymış oluyorlar hem ‘blog yazarlığı’ vurgusunu kötüye kullanıp lekeliyorlar. Olay bununla da sınırlı değil. Markaların ‘denemeleri ve yazmaları’ için gönderdiği ürünleri satmaya başlıyor kimileri. Yani olayın ticari boyutuna kısa yolla ulaşıyorlar.

Peki bu durumda sadece kendini blogger zanneden ve etrafındakileri inandıranlar mı suçlu? Bunların hesaplarını incelemeyen ve “ben bloggerım dediğinde “hani senin blogun” diye sormayan firmaların hiç mi suçu yok? Aslında bakarsınız suçları hiç azımsanmayacak ölçüde. Onlar bu blog yazmayan ve takipçileri gerçek olmayan hesaplara ürün gönderip, ürünlerin akıbetini bile sormayınca ne oluyor? “Bu iş ne kadar kolaymış” diye düşünen meraklı insanlar da açıyorlar bir instagram hesabı, alıyorlar takipçiyi başlıyorlar firmalara yazmaya. Belki onlara da gelir öyle değil mi?

Bu arada emek veren blog yazarları ne yapıyor dersiniz? Sırf bu işi severek yaptıkları için, blog yazarken paylaşım yaparken mutlu oldukları için ceplerinden para verip o markaların ürünlerini almaya devam ediyor. Evet bir çoğu bunu yapıyor.

Sizce firmalar neden böyle yapıyor? Ürünleri yazmayan tanıtmayan hatta blog bile yazmayan insanlara neden ürün gönderiyorlar? Bizler nasılsa gidip o ürünleri alıp,
kullanıp yazıyoruz. O kişiler bedava olmazsa almıyor. Sebep bu olabilir mi? Biz mantıklı bir gerekçe bulamadık. Bizler blog yazarı olarak, birer tüketici olarak blog yazarları kimdir, ne kadar samimidir bir iki defa okumakla anlayabiliyorsak koskoca pr ekipleri bunu neden anlayamıyor? Çalıştıkları markayı aşağı çekmek hoşlarına gitmez ama ürün gönderdikleri insanlar instagram hesaplarında bile ürünü yorumlamazken nasıl bir sonuca varmayı düşünüyorlar dersiniz? Peki pr işlerini instabloggerlara veren markalara ne dersiniz? Bol bol soru işreti konulacak cümleler kurmak mümkün bu paragrafta… Bizde bu soru işaretleri oluşturan markalar yanında nokta atışı yapan muhteşem firmalar da var. Onları da yürekten tebrik ediyoruz.

Bir sorun da nedir biliyor musunuz? Firmaların uyarılara duyarsız olması! Ya cevap verilmiyor, ya geçiştiriliyor. Bazı markaların ‘blogger toplantısı’ adı altında bir organizasyon yapıp katılımcıların yarısından çoğunun blogu olmayan makyaj sever instagram hesabı olması ayrı bir konu zaten.

Bu noktada hemen vurgulayalım; markaların denemesi için ürün gönderdiği çok kıymetli blog yazarları da var. Ve bizler onların yorumlarını fazlası ile önemsiyor ve ilgi ile takip ediyoruz.

Bu yazıyı hep birlikte hazırlayıp yayınlamadan önce çok düşündük. İlk soru 'acaba tepkimiz işe yarar mı?’ Evet okuduğunuza göre yazıyı yayınlama kararı aldık. Hiç bir işe yaramasa da, ürün incelemeyi değerlendirmeyi bilmeyen amacı çok farklı olan insanlarla iş birliği yapılmaya devam edilse de bizim çizgimiz net! Bugüne kadar ne yaptıysak o şekilde devam etmeyi planlıyoruz. Ya siz olsaydınız ne yapardınız?


Not: Bu yazıyı görüp paylaşmak isteyen blog yazarlarının, detaylıca anlayarak okumasını rica ediyoruz. Yazıda altını dolduramayacağı özelliklere sahip birinin bu yazıyı yayınlaması doğru olmaz. Mesela bloguna düzenli yazı girmeyen veya blogu sadece hediye ürünlerle dolu olan bir blog yazarı lütfen bu yazıyı yayınlamasın. Bizler gibi düşünen yazarların bu yazıyı paylaşması hepimizi mutlu eder. Bizler doğru yolda olduğumuzu biliyoruz ancak yazının çok fazla blogda yayına girmesi bizim tavır ve tepkimizin doğru olduğunu çok fazla insana ulaştırır.

Sağlıcakla…


Medik8 Hydra8 B5 Skin Rehydration Serum

Herkese merhabalar,

Bugün sizlerle son dönemde cilt bakım rutinime eklenmesinden ötürü çok mutlu olduğum bir üründen bahsedeceğim. Medik8 Hydra8 B5 Skin Rehydration Serum geçtiğimiz sene sevgili @nily21 davetiyle katıldığımız ve Sevgi Soluk'la gerçekleştirdiğimiz keyifli etkinlik sonunda (hatırlamak için tıklayınız) bizlere hediye edilmişti. Kullandığım başka serumlar olduğundan bu serumu kullanmaya bir süre önce başladım. Artık sizlerle de paylaşma vakti. 


Medik8 Hydra8 B5 Skin Rehydration Serum isminden de anlaşılacağı üzerine cilde yeniden nem kazandırmayı vaat ediyor. Benim gibi kuru ciltli iseniz nem serumlarının ne denli önemli olduğunu biliyorsunuzdur. Ben bu ürünü sabahları cildimi temizledikten sonra 4 damla halinde yüzüme ve boynuma uyguluyorum. Anında bir ferahlık hissi veriyor. Ayrıca hemencecik cildim tarafından emiliyor. Üzerine de gene bir süredir favorilerim arasında olan Darphin Vitalskin nemlendiricimi sürüyorum. (Onun da yazısı için buraya tıklayabilirsiniz.) Bu nemlendiricimle Medik8 Hydra8 B5 Skin Rehydration Serum gayet iyi anlaştığından gün boyunca nemli hissi cildime sağlıyorlar. Öte yandan cildimde herhangi bir irritasyon, alerji vs.'ye de neden olmadı. 


Bu şekilde damlalıklı bir ambalajı var. Hijyen açısından düşünüldüğünde iyi ki böyle tasarlanmış. Ayrıca damlalığın sağladığı kontrol dolayısıyla ürün ziyan etme riski de yok; çünkü her şey kontrolünüz altında. Bu gerekçelere dayanarak ambalaj tasarımını işlevsel bulduğumu belirtmek isterim. 


Sözü toparlayacak olursam çok severek kullandığım, tanıştığıma memnun olduğum bir serum oldu Medik8 Hydra8 B5 Skin Rehydration Serum. Bitince satın alacağım cilt bakım ürünleri arasında yerini aldı.

Sevgiler.



BASIN BÜLTENİ: DARPHİN ALL-DAY HYDRATİNG HAND & NAİL CREAM WİTH ROSE WATER || GÜL SUYU İÇEREN NEMLENDİRİCİ EL KREMİ

All-Day Hydrating Hand & Nail Cream With Rose Water Narin Ellerinize Darphin Dokunuşu

Biriyle ilk tanıştığımızda çoğu zaman el sıkışırız. Peki ya ellerimiz kupkuru olmuşsa? Darphin, yeni All-Day Hydrating Hand and Nail Cream’i sunuyor. Eğlenceli ambalajı ve ferahlatan kokusuyla bitkilerin gücünü ellerinize getiren bu kremi çantanıza atın ve gün içinde ihtiyaç duydukça ellerinizi şımartın. Murumuru Yağı, E Vitamini, Gül Suyu içeriği ile ellerinizi ve tırnaklarınızı yağlı ve yapışkan his bırakmadan derinlemesine besliyor ve nemlendiriyor.




Cilt bakımının Fransız sırrını keşfedin. En değerli bitkiler ve doğal içeriklerle harmanlanan Darphin’in aromatik formülleri, keyif ve yüksek performans sunmak üzere Fransa’da geliştirildi. Parisli kinezyoterapist Pierre Darphin 1958’de özel masaj teknikleriyle doğal içeriklerin cilde nüfuz etmesini sağlayan güzellik enstitüsünü kurdu. Bugün, L'Institut Darphin Paris'te yüksek performanslı ürünler ve canlandırıcı cilt bakımlarnın adresi olarak biliniyor. Dünya çapında 45 ülkede bulunan ve Türkiye’de 20 yılı aşkın süredir tüketici ile buluşan Fransız sırrını keşfetme sırası sizde… All-Day Hydrating Hand & Nail Cream with Rose Water El masajı, Darphin Enstitüsü’nde yapılan her bakımın bir parçasıdır. Kasları rahatlatmak, elleri ve tırnakları yumuşatmak, mikrosirkülasyonu artırmak ve zihni yatıştırmak için özel teknikler kullanılır. Bu özel tekniklerin kusursuz uygulanması için eşsiz bir el kremi gerekir. Güçlendirici bitki içeriği ile All-Day Hydrating Hand and Nail Cream Darphin ailesine katıldı, eksik tamamlandı...





Etkileri:
  • Zarif ve duyulara hitap eden dokusu ile elleri besler ve derinlemesine nemlendirir
  • Tırnakları ve tırnak etlerini yumuşatır
  • Elleri yumuşatır
  • Yapışkan his bırakmaz, ağırlık yapmaz


Tavsiye Edilen Perakende Satış Fiyatı: 69 TL

6 Haziran 2017 Salı

Out of Stock May 2017


Herkese selamlar,

Mayıs ayında az ve öz ürün bitirdiğimi söyleyebilirim. Ancak işin güzel tarafı, biten ürünlerin hemen hepsinin detaylı değerlendirme yazıları blogumda mevcut. Dilerseniz derhal kısa kısa girizgah yapıp detaylı yorumlarıma ulaşacağınız linkleri içinde barındıran biten ürünlerime geçelim. 


1. Urtekram Lavanta Özlü şampuan: İlk olarak şurada yazdığım Hırvatistan Kozmetik alışverişi yazımda gördüğünüz şampuan. Bu şampuanın biberiye özlüsünü de kullanmıştım. Urtekram sevdiğim bir marka çünkü hayvanlar üzerinde deney yapmıyor ve paraben içermiyor. Saçlarıma da gayet iyi geliyor. Hırvatistan'a gittikçe alıyorum o nedenle de. 

2. Diadermine Arındırıcı T Bölgesi Bantları: Burnumdaki pütürlü siyah noktaları gayet güzel temizleyen bantlar. Hassas cildimle iyi anlaştı, herhangi bir hassasiyet, alerji vsye sebep olmadı. Yeniden satın alacağım. Hatta mümkünse Gratis indirimine denk getirerek... :)

3. Bobbi Brown Extra Repair Serum: Son damlasına kadar severek kullandım. Detaylı yazısı için buraya tıklayınız.

4. Maybelline The Falsies Push Up Drama: Evet geldik kimilerinin bayıldığı, kimilerininse yerden yere vurduğu rimele. Acaba benim kirpiklerimle anlaşabilmiş mi? Cevabı şuradaki yazıda. 


5. Sephora Soft Touch Cotton Pads: Kendisi benim "el clasico " klasmanındaki ürünüm. Her ay mütemadiyen en az bir paket tükettiğimden dayanamayıp hakkında post da yazmıştım. Buradan okuyabilirsiniz.

6. Sephora Triple Action Gentle Makeup Remover Gel: Bittiğine üzüldüğüm bir ürün. Kesinlikle tam boyunu satın alacağım. Hakkımdaki görüşlerim şurada

7. DKNY Be Delicious Parfüm: DKNY'nin bu mis kokulu, elmadan esinlenerek tasarlanmış ambalajlı parfümlerini sevmeyen var mı? Benim bitirdiğim ilk çıkan, yeşil renkli parfümü. Kokusu muhteşem ancak benim tenimde asla kalıcı değil. Çok çabuk uçtuğundan sık sık tazelemek zorunda kaldım. Belki ileride yeniden satın alırım. 



Bakalım en sevdiğim ay Haziran'da neler bitecek? 

Sevgiler. 



Popüler Yayınlar